Ara

İK'da – İK'ya dair İK'ca paylaşımlar için İK'da

Aklımız fikrimiz İK'da. İKda'ya hoşgeldiniz! :)

Yazar

Uzm. Psk. Melis Tiftikci

İstanbul doğumluyum ve tüm eğitim hayatım da İstanbul'da geçti. Hayatım boyunca insanları dinlemekten ve onlara elimden geldiğince destek olmaktan ve mümkün olduğunca bulunduğum yerlerde iz bırakmaktan keyif aldım. Henüz çocuk denilecek bir yaşta "psikoloji" okumaya karar verdim ve İstanbul Üniversitesi Psikoloji bölümünden mezun olduktan sonra Maltepe Üniversitesi'nde Endüstri ve Örgüt Psikoloji yüksek lisansımı tamamladım. Üniversite yıllarımı sosyal geçirmem bana kariyerimde çok zaman kazandırdı. Farklı alanlardaki stajlarımın yanısıra İstanbul Üniversitesi Psikoloji Kulübü başkanlığım, Avrupa Psikoloji Öğrencileri Birlikleri Federasyonu'nda (EFPSA) yönetim ekibinde aldığım görevler beni genç yaşta geliştirdi. Aldığım sorumluluklarla profesyonel hayatta zor bulunabilecek deneyimler edindim ve farklı ülkeleri, farklı kültürleri tanıdım. Kişilik tipleri, takım çalışması, performans, ekipten memnuniyet ve ekip performansından memnuniyet konularını içine alan tezimi teslim ederken kısa bir süre iş hayatından uzak kalmış olsam da Eğitim/Danışmanlık, Lojistik ve Pazar Araştırma sektörlerinde insan kaynakları alanında deneyim sahibiyim. Blog sayesinde çeşitli projelerde farklı İK profesyonelleri ile işbirliği yapma fırsatı buluyorum ve bundan çok büyük keyif duyuyorum. Şu anda sevdiği işi yapan insanlardanım ve hedefim daha fazla kişiyi yaptığı işte, çalıştığı yerde mutlu görebilmek. Bu hedefe giden yolculuğumda İKda da benim için bir yol arkadaşı. Siz de blogumu takip ederek, görüşlerinizi benimle paylaşarak bana eşlik edebilirsiniz. Kim bilir, belki sizinle de başkalarının mutluluğunu ve verimliliğini arttıracak projelere imza atabilir hem bireylere hem de topluma fayda sağlayabiliriz.

Performansı Değil Geleceği Yönet

Destiny.jpg

Performans yönetimi süreçlerinde kendime sık sık sorduğum ve beni sürece kapılmaktan kurtaran basit bir soru var: “üzüm mü yiyorum yoksa bağcıyı mı dövüyorum?”

İnsan kaynakları alanında ilk çalışmaya başladığımda şirketlerin genel sorunu “performası değerlendiriyorum ama sonrasında ödüllendirme yapılmadığı için çalışanlar bu sürece inançlarını kaybediyorlar” idi. Üzerinden zaman geçti ve işin bu kısmında önemli yol katedildiğini gördük. Bugün ise performans değerlendirme sistemleri dünü ödüllendirirken yarına yönelik aksiyonlarda eksik kalmaktalar. Bunun için de çalışanlarını tanımaları, onlara söz hakkı vermeleri ve onlara fırsat yaratıp maksimum faydayı sağlayabilmek için organizasyonel yapılarını esnekleştirmeleri gerekiyor.

Continue reading “Performansı Değil Geleceği Yönet”

Gerçeklerden Kaçanları Uzaklarda Arama

Big_eyes

En klişesinden başlayalım; biz ki cansız bir sehpaya ayağımızı çarptığımızda dahi sehpayı dövdüler, biz de başımıza bir şey geldiğinde hep diğerlerini suçladık. Ya sehpa vurmuştu bize ya da sehpayı yanlış yere koymuşlardı da o nedenle canımız yanmıştı. Böylece yürümeyi öğrenmeden gerçeklerden kaçmayı öğrenmiş olduk.

Okulda kötü not aldığımızda hoca takmıştı, birileriyle arkadaş olmak istemişsek ama onlar bizi aralarına almamışsa zaten çok kokoştular. Biz ulaşamadığımız ciğere mundar demeyi iyi bildik de gerçeklerle yüzleşmeye cesaret edemedik.

Continue reading “Gerçeklerden Kaçanları Uzaklarda Arama”

Ne Oldu Sana Böyle?

fabrikaayarlarinadon

Sen böyle değildin. İdealist, dürüst, çalışkan biri olarak başlamıştın o gün işe. Yıllar geçti, çalışma arkadaşların ve yöneticilerin değişirken sen de değiştin. Bazı şeyler iyi gitti ama beklediğinden kötü geçen öyle günlerin oldu ki bu denli acımasız ve bencil insanların olduğunu iş hayatında gördün ilk defa. Önce emekliliğini hayal ettin ama daha çok vardı; sonra pastacı mı olsam yoksa kafe mi açsam dedin ama kaybedeceklerinden korktun, o da olmadı. Kolay değildi her şeyden vazgeçmek, sen de sisteme uydun ve başkalarının emeklilik hayali kurmalarına sebep oldun.

Continue reading “Ne Oldu Sana Böyle?”

Hoşgörülü Ofisler Falan

drama-icon-svg

Metroya biniyorsunuz bir anne, yanındaki çocuğu azıcık kaydırıp 3 küçük çocuğu ile ayakta duran bir  başka anneye yer vermiyor.

Bir erkek, hayat arkadaşına yorgun olsa bile evi birlikte toparlamayı teklif etmiyor, buna gerek duymuyor.

Bir şoför diğerlerinin yolunu keseceğini bile bile ters yöne girerek kendi yolunu kısaltmak için onlarca kişinin gideceği yere daha geç gitmesine sebep oluyor  ve bunu normal buluyor.

Onlarca insan yok yere madende, durakta, dolmuşta, otobüste ölüyor ama ateş sadece düştüğü yeri yakıyor.

Tüm bunların döndüğü bir dünyada insan kaynakları profesyonelleri ofislerinde adil, keyifli, dostane ortamlar yaratmaya, empati kurabilen ve birbirine destek olan çalışanlarla hedefine koşan bir şirket kültürü oluşturmaya çalışıyor.

Continue reading “Hoşgörülü Ofisler Falan”

En Çok Okunan İK Blog Yazıları

encokokunanikblogyazilari

Hani “benim aklım gelmişti bu yaa” dediğiniz ama hiçbir zaman güç bulup da yapamadığınız ve bunu sizin düşündüğünüzden daha başarılı bir şekilde yapan biri olunca da kendiniz yapmışcasına sevindiğiniz, belki azıcık kıskandığınız ama bundan çok  daha fazla takdir ettiğiniz güzel işler olur ya Türkiye’nin En Çok Okunan İK Blog Yazıları da öyle bir işti benim için.

Hem okucuyuları bilgilendiren hem de bloggerları destekleyen bu  projeyi  Sibel Karamaraş geçekleştirdi. Buradan ulaşabileceğiniz derleme içerisinde toplam 57 blog yazısına yer verildi ve elbette bunlardan biri de bana ait. 🙂

Continue reading “En Çok Okunan İK Blog Yazıları”

İK Blog Etikleri

etik-badge

İK blog yazarları olarak toplandık, proje fikirleri ürettik, ilk aksiyonumuzla geliyoruz demiştik ve geldik. İK blog yazarları olarak el ele verip hazırladığımız #ikblogetikleri ‘nin altına imza atan İK blog yazarlarından biri olarak ben de sizinle paylaşıyorum.

İşte İK blog etikleri:

Continue reading “İK Blog Etikleri”

Kabul Et Superman Değilsin

scrubs

Hey gidi günler… Scrubs dizisini izleyenler bilir, nakaratında şöyle der :

“But I can’t do this all my own

No I know

I’m no superman”

Tüm parçayı dinlerseniz zor zamanlar olabildiğini, bazen büyük başarılara imza atılabildiğini ama ardından daha büyük kayıpların da olabileceğini söyler ve der ki “ne dediğimi biliyorum, bunların hepsini kendim yapamam, biliyorum ki ben süperman değilim.” Bu, benim için insanı özgürleştiren sihirli bir cümle.

Continue reading “Kabul Et Superman Değilsin”

Bi Blogger Buluşması

ik_duyuru_post

Herşey iki eski çalışma arkadaşının telefonda “ne zamandır görüşmüyoruz” demesiyle başladı. Hal hatır sorma, meslektaş olmaktan mütevellit işten güçten, projelerden bahsetmece derken sohbet bloggerlar neler yapıyor, neler geliştirilebilir diye diye derinleşti ve bir sponsorluk çalışmasına döndü. Bereket Döner “biz sponsorunuz oluruz” dedi ve biz de Point Otel’de biraraya geldik.

Madem sponsor hazır, o zaman bu buluşma bloggerları birbirine yakınlaştırmalı, blogger listesine yeni gelenleri daha da aktifleştirmeli ve aramızdaki duayenlerle bizi biraraya getirmeliydi. Başladım Ceren Bandırma’nın Aktif Blogger Listelerini takip etmeye. Sağolsun bana yardımcı oldu.

Continue reading “Bi Blogger Buluşması”

16. Dünya İnsan Yönetimi Kongresi

16-dunya-insan-yonetimi-kongresi

Bu sene 16. Dünya İnsan Yönetimi Kongresi (16th World Congress on HR Management) 20-21 Ekim tarihlerinde Peryön evsahipliğinde İstanbul’da  gerçekleşti. 3000’e yakın katılımcıyı ağırlayan Peryön çok büyük bir organizasyonu daha geride bıraktı .

Katılabildiğim sunumlar arasında Mercer tarafından gerçekleştirilen Veri Bazlı Karar Verme faydalıydı diyebilirim. The Future of Jobs raporu ile birlikte Türkiye ile globali karşılaştırabileceğimiz çeşitli veriler sunuldu ve gün geçtikçe teknolojinin hayatımızda ne ölçünde değişiklikler yaratacağına dair de öngörüde bulunmamızı sağladı.

Continue reading “16. Dünya İnsan Yönetimi Kongresi”

WordPress.com'da Blog Oluşturun.

Yukarı ↑