16-dunya-insan-yonetimi-kongresi

Bu sene 16. Dünya İnsan Yönetimi Kongresi (16th World Congress on HR Management) 20-21 Ekim tarihlerinde Peryön evsahipliğinde İstanbul’da  gerçekleşti. 3000’e yakın katılımcıyı ağırlayan Peryön çok büyük bir organizasyonu daha geride bıraktı .

Katılabildiğim sunumlar arasında Mercer tarafından gerçekleştirilen Veri Bazlı Karar Verme faydalıydı diyebilirim. The Future of Jobs raporu ile birlikte Türkiye ile globali karşılaştırabileceğimiz çeşitli veriler sunuldu ve gün geçtikçe teknolojinin hayatımızda ne ölçünde değişiklikler yaratacağına dair de öngörüde bulunmamızı sağladı.

Veysel Berk’in başarılarını başarılı bir şekilde hikayeleştirdiği sunumu da çok etkileyiciydi.Veysel Berk, bir problem ile karşılaşınca şikayet etmek yerine çözüm üreten ve bu çözümü hayata geçirmek için anında harekete geçip sonuçlarını alan, hayranlık uyandıran bir bilimadamı ve girişimci. Sunumu dinleyemeyenler hayat hikayesine buradaki röportajdan ulaşabilirler.

Prof. Dr. David Clutterbuck’ın yetenek yönetimine bakış açısı ise beni düşündürdü ve kendi kendime “yapılacak daha çok iş var” dememe sebep oldu. Yetenekleri yedekleme telaşımızda asıl sormamız gereken soruları nasıl da atladığımızı ve yetenek yönetimi sürecini aslında yaşayan bir süreçten çıkarıp kurduğumuz süreçlerin içerisinde dinamizmini nasıl da yitirdiğimizi gözler önüne serdi.

Bu büyük kongrenin perde arkasında ciddi ve yoğun bir operayonel sürecin işlediği belli olsa da dünya kongresi hissiyatı yoktu malesef. Ülkemizin tanıtımı için bir fırsat olan bu kongrede 3000’e yakın katılımcı olmasına karşılık yabancı dinleyici sayısı beklediğimin çok altındaydı. Son zamanlarda ülkemizdeki gelişmeler ve terör olaylarının da bunda önemli ölçüde etkisi olduğunu tahmin ediyorum.

Tekrarlayan sunumlar oldu ve geçmişte dinlediğim bir sunum ile karşılaşınca tahmin edeceğiniz gibi hayal kırıklığına uğradım. Oysa ilk dinlediğimde o konuşmacılar beni ne kadar da çok etkilemişlerdi, şimdiyse bu kadar büyük bir kongreye neden özenmeden geldiklerini merak ediyorum. Arka planda çalışanlar şikayetleri duydu, en çok emek verenler en çok çilesini de çeken oldu büyük ihtimalle.

Benim için o kadar önemli olmasa da öğle  yemeğinde sandviç verilmesi de katılımcılar tarafından en çok şikayet edilen konulardan biriydi. Eğitim ve danışmanlık sektöründe deneyimli birisi olarak çok iyi biliyorum ki mekan ve yemek katılımcıların memnuniyetini önemli ölçüde etkiliyor. Özellikle network fırsatı veren bu tür kongrelerde daha da büyük önemi var.

Önümüzdeki organizasyonlarda ev sahibi, konuşmacı, katılımcı işbirliğini daha yoğun olarak görebilmeyi  ve kalitemizi her geçen gün daha da yukarılara taşımamızı diliyorum.

Peryön, İK bloggerları için yine kapılarını açtı ve bizleri misafir ederek İK bloggerlarına desteğini sürdürdü. Onlara geçen sene olduğu gibi bu sene de çok teşekkür ederim.

Sevgilerimle,

Melis Tiftikci

Reklamlar