hırs

Geçtiğimiz günlerde ikda_blog twitter hesabından gerçekleştirdiğim anket sonucuna  göre hırsı ağırlıklı olarak olumlu değerlendirsek de kötü olduğunu düşünen kayda değer bir grup olduğunu da söyleyebiliriz.

Türk Dil Kurumu’na baktığımızda “hırs, sonu gelmeyen istek, aşırı tutku” olarak karşımıza çıkıyor. Bu tanım bize hırslı olduğumuzda en iyiyi üretmeyi ve tüketmeyi istiyoruz demekte ki tüketme kısmı hoşumuza gitmese de en iyiyi üretmek o kadar da itici görünmüyor.

Ekşisözlükteki bir yazara göre ise “her varlığa çok zarar verebilen, iş dünyasinin içinde barınmak için ne yazik ki sahip olunması gereken, kişiyi düşünceden ve merhametten yoksun bırakan, önündeki her şeyi silip süpürmesine neden olabilecek kötü bır duygu.” Bu ifade ise oldukça olumsuz bir mesaj taşıyor. Peki hangisi doğru?

İşin aslı şu ki hırs insanın doğasında olan duygulardan sadece bir tanesi ve aslında onunla birlikte korku, kaygı, güvensizlik gibi duyguları da görebiliyoruz çünkü hırs işini sevmekten ve tutkuyla bağlanmaktan beslenebildiği gibi evi geçindirememe, başarısız olunca sevilmeme gibi kaygılardan da besleniyor ve başarma arzusunu da beraberinde getiriyor. Nasıl ki stres bir miktar faydalıysa ve kişiyi motive ediyorsa hırs da kişiyi hedefine doğru yönlendiriyor.

Dozunda hırs sağlıklı görünse de bununla birlikte bazı kişilerin diğerlerinden daha agresif bir çaba gösterdiklerini de görüyoruz ki hırsın aşırıya ulaştığı bu gibi noktalarda  farklı değerler devreye giriyor. Örneğin ahlaki kaygılar taşımayan hırslı kişiler karşımıza diktatör olarak çıkabiliyor ya da hırs sizden bir işkolik meydana getirdiyse kaygı ve kişilik bozuklukları gibi psikolojik rahatsızlıkların yanısıra kalp ve damar hastalıklarına, ülser, kanser, migren gibi fiziksel hastalıklara neden olabiliyor.

Durumu bu şekilde değerlendirdiğimizde ellimizdeki ile yetinmek daha doğru bir yaşam stratejisi gibi görünüyoruz olsa da insanın doğası, hayatta kalma telaşı ve başarılı olmazsam beni sevmezler kaygısı belli ki buna izin vermiyor. Arada bir de olsa durmak, düşünmek ve tekrar yola çıkmakta fayda var, ne dersiniz?

Sevgilerimle,

Melis Tiftikci

 

 

Reklamlar