peryon kongreBir zirveyi daha geride bırakırken yanımıza tonca bilgi aldık. Çok değerli sunumlar dinledik. O kadar çok sunum vardı ki paralel oturumlarda birine yetişirken diğerini kaçırdığımıza üzüldük. Yine ilham vericiydi, yine öğreticiydi, yine profesyonellerle doluydu.

İki gün süren zirveyi tümüyle aktarmak güç ama benim için önemli olan ve uzun süre unutmayacağım birkaç notu sizinle paylaşmak isterim. Tabi bunu sizinle paylaşabilmeme vesile olan ve biz bloggerlara olan desteğini asla esirgemeyen Peryön’e de bir kez de buradan teşekkür ediyorum.

Kongrede bolca iletişim yönetiminden bahsettik. İlber Hoca’dan ketçap üzerine domates salçası döker gibi eğitim sistemi kurulamayacağını dinledik.  Duygusal zekayı konuştuk. Kendi hayatımızdaki etkimizi yeniden hatırladık. İnsanları yönetmenin aslında duyguları yönetmek olduğunu öğrendik.

Turkcell Akademi’nin CEO’ya bağlanmasını takdirle karşıladık, belki biraz da kıskandık. Tüm dünyada eğitim sektörünün durumuna değindik. Birincil yöneticilerin öneminden bahsettik.

Son zamanın en can alıcı konularından biri olan dijitalleşme üzerine sohbet ettik, bir İK’cının bilmesi gereken uygulamalar hakkında fikir sahibi olduk.

İlişkilerde konuşulanların değil de konuşulmayanların belirleyici olduğunu ve bunun farkında olan yöneticilerin başarılı olduğunu dinledik.

Acar Baltaş’tan yaşam doyum düzeyimizin değişmediğini ama en çok evlilikten önceki 1 yılda mutlu olduğumuzu öğrendik. Karar verme süreçlerimizdeki etkenlerin farkına vardık.

Kongrenin en anlamlı konuşması ikinci günün açılışında güzel yürekli öğretmen Ahmet Naç’tan geldi. Hepimize umut oldu, bizleri çok duygulandırdı. Derken İK blog ödülleri kazananları duyuruldu ki tüm bloggerlar birarada bu anı heyecanla bekliyorduk.  Yarışmanın birincisi Ezgi’nin Hayata ve İK’ya Dair Seyit Defteri ile Ezgi Feda oldu. İnsan Kaynakları Amatörü Ali Cevat Ünsal ile Merdiye Eker ile Yönetime Dair ise diğer iki finalistti. Başarıları için herbirini tekrar tekrar tebrik ediyorum. Eminim birçok blogger için yol gösterici olacaklar.

Ödül töreninin ardından Metro’nun insana dair uygulamalarını Türkiye Genel Müdürü Kubilay  Özerkan’dan, çalışan memnuniyetinin basamaklarını ise David Zinger’den dinledik. Lider olmak isteyenlerin lider olma korkularına dair araştırmaları hayranı olduğum Prof. Dr. Zeynep Aycan’dan dinlemek ayrı bir keyifti.

Yemeksepeti.com’un CEO’su Nevzat Aydın’ın şirketinde sirkülasyonun nasıl olup da bu kadar düşük olduğunu kendisinden dinlemek bir başka güzel ve ilham vericiydi.

Sadece sunumlar mı? Standlar da çok renkliydi. Peryön standında grafiti vardı, Kerem Tunçe
ri’nin şirketi #tunçeri bence en çok ses getiren, en çok şaşırtan ve en yaratıcı olan markaydı. Vodafone iş güvenliğine farklı bir bakış katmıştı, Turkcell Akademi de yaratıcı sayılabilecek standlara sahipti.

Yemek esnasında bile sunumlar vardı ve ben de onlara katılmayı tercih ettim. Kahve aralarında ise bolca sohbet etme, meslektaşlarımızla tanışma fırsatımız oldu.

İstanbul’un trafiğinde Haliç Kongre Merkezi’ne gidip gelmek her ne kadar çileli olsa da buna değdiğini gönül rahatlığıyla söyleyebilirim.

Peryön her sene çıtasını yükseltiyor ve işi her geçen yıl zorlaşıyor. Gelecek sene bizi neler bekliyor, ben de heyecanla bekliyorum.

Emeği geçen herkese çok teşekkürler.

Sevgilerimle,

Melis Tiftikci

Reklamlar