Çalışanları motive etmemiz gerekiyor denildiğinde ilk akla gelenler neler? Maaş artışı, eğlence, organizasyon, şık ünvanlar, ödüller, tebrikler, alkışlar…  Etkili olmalarına etkili ancak kısa bir süre sonra etkilerini yitiriyorlar. 1 ödüle sevinen, ertesi sene 2 ödülün altına sevinmiyor. Yani etkileri kısa sürüyor çünkü bunların hepsi dışsal motivasyon geliştirmeye yarıyor. Dışsal motivasyon çalışmalarını içsel motivasyon çalışmalarıyla desteklediğimizde daha uzun süre etkili olduğunu görüyoruz.

Dışsal motivasyonu geliştiren ihtiyaçlar dışarıdan destekleniyor ve kişi bunlara ulaştıktan bir süre sonra amacını yitirmiş oluyor, o artık kişi için “ödül” değil “rutin” halini alıyor ve pekiştirici özelliği ortadan kalkıyor.

İçsel motivasyon ise kişinin içinden ortaya çıkıyor. Bir sorunun cevabına duyulan merakın giderilmesi, büyüme ve gelişme ihtiyacının karşılanması gibi içsel motivasyon geliştiren süreçler kişiyi davranışını tekrarlaması için harekete geçiriyor  ve kişi engellerle karşılaşsa dahi pes etmiyor yani hedefe odaklanıyor ve yüksek performans gösterirken bu performansın devamlılığını da sağlıyor.

Dışsal motivasyonlar daha çok gündemde olduğu için onlara çok değinmeden, içsel motivasyon ile  nasıl destekleyebileceğimiz kısmına gelirsek, önce yaptığı işe inanmasını sağlamamız gerekiyor ki onu yapmak için arzu duysun.Yani bir amacının olması ve bu amacın sene başında verilen rakamsal hedeflerin ötesinde onun için değerli bir amaç olması, amacına ulaştığında kendisi ve çevresi için etkisinin ne olacağını bilmesi ve etkilerinden haberdar olması arzusunu canlı tutuyor. Bunu isterseniz iş yerinde çalışanınız için düşünün isterseniz ödevlerini yaptırmakta zorlandığınız çocuğunuz için düşünün, her iki durumda da sistem aynı şekilde çalışıyor. Çalışanların kendilerini geliştirebilecekleri, yeni beceriler geliştirebilecekleri ortamlar yaratmak ve koçluk yapmak içsel motivasyonun geliştirilmesinde etkili oluyor.

Sevgilerimle,

Melis Tiftikci

Reklamlar