Tıp Bayramı’nı geride bırakmamız ile birlikte sağlık sektöründeki insan kaynakları uygulamalarını da ele almakta fayda var. Sağlık sektörü çalışanları o kadar zor şartlarda görev alıyorlar ki İnsan Kaynakları’nın en etkin olması gerektiği ancak bir türlü hak ettiği değeri bulamadığı sektörlerden bir tanesi bana göre.

Sağlık sektörü, taşıdığı riskler, çalışma şartlarındaki zorluklar, kalite standartları, çalışanların gelişiminin hayati önem taşıması ve benzeri güçlükleri içinde barındıran bir alan. İlaç sektörü ve sağlık sektörünü karşılaştırdığımızda çok benzer gereklilikleri varken insan kaynaklarının etkinliği ve çalışma şartları bu iki sektör arasında çok büyük farklar gösteriyor.

Her ne kadar devlete düşen görevler olsa da biraz daha işin özel sektör boyutu ile ilgili paylaşımlarda bulunmayı tercih ediyorum. 36 saat aralıksız nöbetler, arka arkaya konulan ve doktorlara nefes aldırmayan vizitler, bir sıkıntıları olduğu için kapınızı çalmış olan sabırsız, yorgun ve mutsuz hastalar/müşteriler, farklı pozisyonlar arasındaki çekişmelerden kaynaklanan gerginlikler sağlık sektörü çalışanlarının hayatını zorlaştıran etmenlerden sadece birkaçı.

Ne yazık ki bir çok kurumda sirkülasyonun yüksek olması ve hastanelerin birkaç profesyonel dışında mevcut çalışanları ellerinde tutmak üzere çaba göstermemeleri insan kaynakları ekiplerini ağırlıklı olarak işe alım ile ilgilenmek zorunda bırakıyor. İnsan hayatının söz konusu olduğu, hatayı affetmeyen bu sektörde işe alım da büyük titizlik gerektiriyor. Eksik personel ile çalışılması gerektiği durumlarda ise işgücünü başarıyla yönetebilenler fark yaratıyorlar.

En büyük problemin çalışan sirkülasyonunun yüksekliği olduğunu düşündüğümüzde performans değerlendirme, gelişim programları, ödül ve takdir sistemleri, departmanlar ve pozisyonlar arasında ilişkilerin güçlendirilmesine yönelik uygulamalar sağlık sektörü çalışanlarının motivasyonunu arttırabiliyor.

İnsan Kaynakları ekiplerinin yenilikleri kuruma taşıyabilmesi ve güçlü sistemler kurabilmesi için yönetimin desteğine ihtiyaç duyuluyor. İnsan Kaynakları ekiplerine personel işleri yapan ve sadece para harcayan bir destek birim gözüyle bakan kurumlar malesef bu yarışta geri sıralarda kalmaya mahkum görünüyor.

Sevgilerimle,

Melis Tiftikci

Reklamlar